176 alttext missing

Dünyanın Heyecanı Dünya Kupası'nda Yaşanıyor!

14 Hazıran – 15 Temmuz tarihleri arasında Rusya’da düzenlenecek 2018 Dünya Kupası Messi’den Ronaldo’ya, Kane’den Neymar’a, Suarez’den Mbappe’ye birçok yıldızın yeteneklerini sergilemesine olanak sağlayacak ve futbol tarihine geçme şansını verecek. Bize düşen de arkamıza yaslanıp, yaz sıcağındaki bu şöleni izlemek.


Bir yandan dört yılda bir Avrupa Şampiyonası düzenleniyor olsa da futbolseverlerin gönlündeki bir numaralı yer kuşkusuz Dünya Kupası’dır. Tam tamına 47 aylık bekleyiş nihayet son buluyor. İlk kez Doğu Avrupa’da, Rusya’da düzenlenecek turnuva yaz mevsiminin ilk çeyreğine damga vuracak. Tatiller Dünya Kupası’na göre ayarlanacak, izinler maç takvimi göz önüne alınarak verilecek. Tabii ki her futbolsever şimdiden değil turnuvanın tarihlerini, maçların gün ve saatini ezberlemiştir ama biz yine de hatırlatma görevimizi yerine getirelim. Dünya Kupası 14 Haziran -15 Temmuz tarihleri arasında Rusya’dan tüm dünyaya yayılacak. Mutlaka sizi de etkileyecektir.


FUTBOLU, OLİMPİYATLAR’DAN ÇIKARTMAYACAKTINIZ!


Dünya Kupası, Fransız spor adamı Jules Rimet tarafından, futbolun Olimpiyat Oyunları profesyonel dalları arasından çıkartılmasına bir tepki olarak yaratıldı. İlk Dünya Kupası organizasyonuna 1928 Yaz Olimpiyatları’nda futbol dalında altın madalya kazanan Uruguay ev sahipliği yaptı. 1930 yılında düzenlenen kupada yalnızca 13 ülke mücadele ederken, bu sayı artık elemelerde 204 ülkeye kadar çıkıyor. Dünya Kupası, 1954 yılına kadar televizyonlardan yayınlanmadı ancak son finalin 700 milyon kişi tarafından izlendiği tahmin ediliyor. Önceleri sadece Güney Amerika ve Avrupa kıtasında düzenlenen turnuva 1994’te ABD, 2002’de Güney Kore ve Japonya, 2010’da da Güney Afrika’da düzenlenerek beş kıtaya yayıldı.


Tarihin en büyük oyuncuları her zaman Dünya Kupası’ndaki performanslarıyla anılırlar. Pele’nin uluslararası kariyeri 1958 Dünya Kupası’yla doğdu. Maradona futbol tanrısı olduğunu 1986 Dünya Kupası’yla ispatladı.


Franz Beckenbauer ve Gerd Müller 1974 Dünya Kupası’yla efsaneler arasına girdi. Frenc Puskas, Bobby Moore, Gheorghe Hagi, Paolo Rossi, Eusebio, Zinedine Zidane ve birçok yıldız bu turnuvayla rüştlerini ispatladılar. Sadece 2002 Dünya Kupası’nda Hasan Şaş’ın yarattığı etkiyi hatırlayın. Afrika’nın göbeğinde, medeniyetten uzak kalmış yerlerde bile üzerinde Hasan Şaş yazılı ay yıldızlı milli takım forması giymiş çocukların fotoğrafları basına servis ediliyordu. Hollandalı yazar Simon Cuper’in Türkçe’ye “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” adıyla çevrilen “Fotbaal Against The Enemy” kitabında da anlattığı gibi, Dünya Kupaları da sadece futbolla alakalı olmadı. Her daim turnuvayı düzenleyenlerin bir arayışı, bir beklentisi, bir yönlendirmesi oldu. Örneğin Arjantin’de darbe yapan cunta, uluslararası arenada kendini aklamak ve gücünü göstermek için 1978 kupasını düzenledi. Muhalifler helikopterlerle okyanusa atılsa da, Dünya Kupası sırasında “Batı” sadece temiz, güzel ve coşkulu Arjantin’i gördü.


1962 yılında Şili’de düzenlenen Dünya Kupası, tarihin en büyük depremini yaşamış, tüm altyapısını ve binlerce insanını yitirmiş olan ülke için bir umut olmuştu. Batı Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kazandığı 1954 Dünya Kupası zaferi ülkenin yeniden doğuşunu simgelemekteydi.

HER DEVRiN FAVORiLERi

1986 Dünya Kupası’nın gol kralı Gary Lineker, bir keresinde “Futbol, 11’er kişiden oluşan iki takımın oynadığı ve Almanların kazandığı bir oyundur.” demişti. Bu söz kısa zamanda bir aforizmaya dönüştü ve futbol literatürüne geçti. Eh, son şampiyon da Almanya olduğuna göre emekli İngiliz golcü bir kez daha haklı çıkmış görünüyor. Haliyle Almanya turnuvanın en büyük favorisi. Ama yeni yıldızlar ürettiklerini söylemek güç. Hâlâ Thomas Müller, Mesut Özil, Marco Reus, Mario Götze, Toni Kross, Julian Draxler, Timo Werner gibi isimlere güveniyorlar. Ama Lineker’in sözünü de


nutmamak gerekiyor. Tek favori tabii ki Merkel’in takımı değil. Euro 2016’nın ev sahibi ve gizli favorisi Fransa artık iki yıl daha olgunlaşmış bir milli takımla 2018’deki dev aynasına çıkıyor. Kupayı kaptan olarak 1998’de kaldırmış Didier Deschamps’ın çalıştırdığı “Maviler” de elini taşın altına sokması beklenen isimler Paul Pogba, Raphael Varane, Samuel Umtiti, N’Golo Kante, Blaise Matuidi, Antoine Griezmann, Kylian Mbappe, Ousmane Dembele, Kingsley Coman, Alexander Lacazette. 2008, 2010 ve 2012’de iki Avrupa Şampiyonası ve bir Dünya Kupası kazanmış Vicente Del Bosque’den koltuğu devralan Julen Lopetegui yönetimindeki İspanya son yıllarda olduğu gibi büyük bir turnuvanın doğal favorilerinden biri. Kadro çok da yenilenmiş değil ama eski ve yeni yıldızlar, yine bir şeyler başarabilecek çaptalar.


David de Gea, Sergo Ramos, Gerard Pique, Marcos Alonso, Andres İniesta, İsco, David Silva, Thiago, Diego Costa gibi isimlerle başarı arayacaklar. Son finalde Almanya’nın canını yaktığı Arjantin, Maradona sonrası kupasızlığa son vermek adına bir kez daha Lionel Messi’ye güvenerek sahaya çıkacak. Barcelona’nın süper yıldızına Maradona’nın damadı Sergio Agüero ve diğer yıldızlar Gonzalo Higuain, Angel di Maria, bir sonraki “Messi” Paulo Dybala gibi hücumcular eşlik edecek. Takımın Messi’den sonra en büyük kozu Şili’yle futbol tarihi yazan teknik direktör Gorge Sampaoli.


Tangocular’ın ezeli rakibi Brezilya ise ev sahipliği yaptığı turnuvada yaşadığı hezimetin gölgesinde ve karmaşasında bir dört yıl geçirerek Rusya’ya gidiyor. “Seleçao”, yıldızları Neymar üzerine kurulan kadroyla tekrar başarı arıyor. Güney Amerika’nın büyük turnuvalarında üç kez şampiyonluk kazanan teknik direktör Tite önderliğinde PSG’li yıldıza Douglas Costa, Roberto Firmino, Gabriel Jesus, Philippe Coutinho, Thiago Silva, Marcelo gibi isimler destek olmaya çalışacak. Favori tayfasının son grubu sürekli “Bu turnuvada patlayacak” olanlar! İngiltere, yenilenen kadrosuyla kupaya olmasa bile en azından yarı finale uzanmak istiyor.


Gareth Southgate yönetimindeki takımda fark yaratabilecek isimler Kyle Walker, Raheem Sterling, Jordan Henerson, Adam Lallana, Dele Alli, Jamie Vardy’nin tüm dünyada 2017 yılının en golcü ismi olmayı başaran Harry Kane. Daha önce bu kupayı kazanamamış Belçika, oluşturduğu “Rüya jenarasyon” ile artık başarı istiyor. Başını Eden Hazard’ın çektiği yıldızlar kadrosunda bu yıl harikalar yaratan Kevin de Bruyne, Romelu Lukaku, Divock Origi, Youri Tielemans, Mousa Dembele, Dries Mertens, Thibaut Courtois var. Portekiz’i favoriler arasında sayan var mıdır bilinmez ama Ronaldo ve arkadaşları iki yıl önce Avrupa şampiyonu olduklarına göre daha çok saygıyı ve ilgiyi hak ediyorlar. İki yıl önceki Avrupa Şampiyonası’nı kazanırlarken Ronaldo’nun yeteneklerinden çok takım oyunu öne çıkmıştı. Teknik direktörleri ise Fernando Santos.


Daha fazla bilgi Aqua Life dergimizde!