173 alttext missing

Oyuncak seçmek artık çocuk oyuncağı!

Küçük bebeğin karyolasının üzerindeki üç küçük rengrenk ayıcık, tatlı bir melodiyle dönüyor. Minik eller tutmak için dönenceye uzanıyor ama parmakların dokunması için aradaki mesafe oldukça çok. Yine de ufaklık halinden son derece memnun tabii hemen yanı başına ağzı bir karış açık şekilde gülümseyerek onu izleyen anne babası da. Ayıcıklar döndükçe bebek dokunmaya çalışmaya devam edecek. Oyunun kendisi bu. Bir kere dokunsa, işte o an oyun bitecek, oyuncakların sihri yavaş yavaş yok olmaya başlayacak.


Bu dönence, ufaklığın ebeyveni tarafından tercih edildi, göz takibi ve el-kol hamleleri yapabilmesi için karyolasının üzerine yerleştirildi. Bebek bundan şikayetçi değil ama yine de kimse ona bu oyuncak için danışmadı merak etmeyin, zamanı geldiğinde birçok şeyi talep ettiği gibi oyuncak da talep edecek. İsteklerini bir bir sıralayacak, kendisi için alınanlardan çok, kendi istedikleriyle oynayacak. Anne ve babalar o oyuncakları çocukları mutlu olsun diye alırken bir yandan da biraz olsun dinlenebilmek, evde biriken işleri halledebilmek, tek başına oynamayı öğrenmesine zemin hazırlayabilmek için alırlar. Kimisi içinse oyuncak yemek yedirmeyi kolaylaştıran, ağlamayı sonlandıran, uykuya geçişe fırsat tanıyan objelerdir. Çocuk içinse belki de oyuncak sahip olma hazzının yöneldiği ilk nesnedir. İnsan hayatında uğruna gözyaşı dökülecek, ısrarla istenecek, alınmadı diye küsülecek ilk şey.


OYUNCAK SEÇİMİNİ İŞİN UZMANINA, ÇOCUĞUNUZA BIRAKIN!

Geçmişin oyuncaklarını bir düşünün sizin, arkadaşlarınızın, hatta anne ve babanızın. çurtmalar, topaçlar, toplar, telli arabalar, misketler bile kimi zaman lükstü. Ne de olsa şartlar gereği tencere kapakları, süpürgeler, sağdan soldan toplanan sopalar, çoraplardan veya kağıtlardan yapılan toplar birçok oyuncağın veremeyeceği keyfi vermesi için çocuk tarafından zihnen de olsa dönüştürülürdü. Bugünse işler değişmiş halde. Beyaz perdeye gelen dev süper kahraman prodüksiyonları, televizyonun çizgi film kanallarındaki maceracı köpeklerrobotlar arabalar, sihir yapmaktan hoşlanan prenseslerperiler aslen oyuncak sanayisinin başrol aktörleri olmaları için yaratılır oldu. Ufaklıklar da gördükleri bu kahramanların figürlerini ve ekipmanlarını bitmez tükenmez bir ısrarla anne ve babalarından ister durur. Daha büyükler içinse plastik de olsa korkunç bir hızla mermi fırlatan tabanca ve tüfekler, kumandalı araçlar ve birçok ebeveyn için en büyük sıkıntı sanal oyuncaklar söz konusu.


Anne babalar, çocukları için en iyi oyuncağa karar vermekte sıkıntı çekebilirler. Aslında bu işi uzmanına, yani çocuğun kendisine bırakmak daha doğru olabilir. Pedagoglar oyun alanını çocuğun dışında, ancak dış dünyaya tam da ait olmayan bir bölge olarak tanımlıyor iç dünya ile dış gerçeğin arasında üçüncü bir yer, bir yanılsama evreni. Bebek, önceleri anne ile paylaştığı ortak alanda zamanla bağımsızlığını kazanma ya başlar. Özerkliği sağlayan ilk oyuncaklardır. Bu sallanan bir at da olabilir, çocuğu hayalete dönüştüren bir çarşaf da Oyuncakların ilki katı, metalik, tuhaf biçimlerde ve genellikle kırılmış ya da atılacak durumda ama muhakkak evrensel bir oyuncaktır. Çocuğun geçiş nesnesini doyurucu bir biçimde kullanması, olumlu insan ilişkileri oluşturabilmesi için önemli görülüyor. zmanlar gelişim basamaklarına uygun olarak seçilmiş oyuncağın, çocuğun hareketlerine düzen getirdiğini bedensel, zihinsel, psiko-sosyal gelişmesine yardımcı olduğunu, hayal gücünü ve yaratıcılığını, yeteneklerini geliştirdiğini vurguluyor. Bir çocuğun oyununu, seçtiği oyuncakları izleyerek onun gelişimi, endişeleri, istekleri, beklentileri hakkında fikir edinmenin mümkün olduğu kabul görüyor. Bu nedenle hangi oyuncakların ne zaman alınacağı, oyuncaklarla oynama şekli yüzde yüz bilgiye dönüşecek değerli veriler.

OYUNCAKLARIN DİLİ

Çocuk ses, şekil ve renklere karşı her zaman duyarlıdır ama ilk aylarda görsel ve işitsel, hareketli oyuncaklar daha değerlidir. Oturmaya başladığı yedinci aydan itibaren uzanabildiği her şeyi yakalamaya, yakaladığı her şeyi de ağzına götürmeye çalışır. Bir elinden diğerine kolayca geçirebildiği renkli halkalar, kemirebildiği kauçuk nesneler Tutunarak da olsa ayağa kalkabildiğinde eline geçen şeyleri yere atmaktan zevk aldığını da fark eder artık zıplayan, yere düşünce ses çıkaran oyuncaklar ilgi odağıdır. Boy boy renkli toplar, iç içe geçebilen kutular bu dönemin oyuncaklarıdır.


Çocuğun sadık yol arkadaşlarını, kimi uzmanlar kullanım ve amaç oyuncakları diye iki grupta topluyor. Kullanım oyuncakları aslında oyun amacıyla üretilmemiş olan bir nesneyi, çocuğun oyun aracı olarak kullanmasıyla ortaya çıkıyor. Bir tahta parçası at oluveriyor makara, tekerlek, kibrit kutusu, telsiz Bu oyuncakların işlevi oyun bittiği zaman sona erebiliyor. Amaç oyuncakları ise oyun amacıyla üretilmiş ve genellikle erişkinler tarafından seçilerek çocuklara alınan oyuncaklar.


Çağdaş çocuk gelişimi uzmanları ise, oyuncağı dört başlık altında sınıflandırıyor, oyuncağı çocuğun seçmesi gereğini vurguluyor. Çocuğun duygusal zorlukları ve korkularını yenmesi için seçtiği duygusal oyuncaklar ilk başlık. Yumuşak ve tüylü, yuvarlak hatları olan, fiziksel olarak çocuktan daha kısa oyuncaklar bu grupta. Çocuğa sevgi, dostluk simgesi olarak alınan ve güven anlamı taşıyan oyuncaklar, zevk nesnesi olmaktan kurtulamıyor. Çocuğun geçici bir süre hoşça zaman geçirmek için oynadığı bu oyuncaklar, ikinci grubu oluşturuyor. Üçüncü gruptaki oyuncaklar boyama kitapları, yap-bozlar, maketler oynarken eğitmek için kullanılıyor hatta bu türden kimi oyuncakların sanat ve benzeri göndermelerle kültürel kazanç sağladığı düşünülüyor. Yaşıtlarıyla birlikte grup oyunları oynarken kullandığı oyuncaklar ise dördüncü türü oluştururken, çocuğun çevresiyle ilişkilerini düzenlemesine yardımcı oluyor. ün geçtikçe belki en çok unutulan, eksik bırakılan sosyal bütünleşmeyi sağladığı öngörülen ise bu oyuncaklar yaygınlaşması çocukların doğrudan etkileşimi azalmış, giderek edilgen ve kurgulanmış geleceğe yöneldiği bir sanal dönemi de böylece haber veriyordu.


Ellili yıllardan önce oyuncak üretimi, ABD ve Batı Avrupa gibi tüketim gücü yüksek ülkelerde yerleşmişti. İkinci Dünya Savaşı sonrası büyük şirketler, üretim merkezlerinin neredeyse tamamını, ong ong, Tayvan, ore’ye taşıdı. 0’lerden sonra Çin, alezya, ndonezya oyuncak fabrikaların yeni ev sahipliği alanıydı. Bugün ABD’de satılan oyuncağın 5’ten fazlası Asya yapımı ve bunun da 2’sini tek başına Çin sağlıyor. Tahminlere göre ülkemizdeki oyuncak pazarının büyüklüğü 200 milyon dolar civarında. Bu da 012 yaş grubunda çocuk başına 12 dolar harcama demek. Dünya ortalamasının dolar olduğu biliniyor. Türkiye’nin çocuk başına oyuncak harcaması Asya ülkeleri düzeyinde kalıyor.


Peki bu oyuncaklar çocuğun hayatını nasıl etkiliyor? Gözlerini açtıkları an kendilerini bambaşka bir hayatta bulan minikler için bu dünya fazla yabancı.


Peki onların dikkatini çekerek, eğlendiren, onlara bu dünyayı sevdiren şey nedir? Elbetteki oyuncak!


Rengârenk, farklı ritimlerle onların ruhuna dokunan oyuncaklar, kocaman gülücükler saçtırırken bir yandan da miniklerin keşfetme duygusunu ortaya çıkarıyor! ekrar tekrar oynama ve oyuncağının bulunduğu her yeri merakla inceleme isteği sayesinde öğreniyorlar. Ayrıca Imaginarium bebeğinizin en sağlıklı şekilde büyümesi için kas ve eklemlerini geliştirirken, fiziksel aktivitelerini arttıran oyuncaklarıyla da bebeğinizin bedensel gelişimlerine destek olacak oyuncakları severek sizlere sunuyor. Imaginarium’la dopdolu bir nesil yetişiyor! Bilgili, ne istediğini bilen, kendinden emin! Her oyuncak çocuğunuz için yeni bir bilgidir. Daha küçüklükten matematik sevgisini aşılayan, meslek seçimine yardımcı olan, eğlenirken öğreten, merak etmeyi ve araştırmayı telkin eden oyuncaklar onlara hayatı en güzel ve doğru şekilde tanıtıyor. Kocaman masumiyetleriyle paylaşmayı, eşitliği, insani değerleri daha minicik bedenlere sahipken öğreniyorlar. Gelecek onlarla güzelleşecek!