118 alttext missing

Trekking Sezonu Açıldı!

Doğa yürüyüşüne çıktığınızda eğleneceğinizi bilirsiniz; ama trekking aslında bir eğlence turu değildir. Trekking belirli zorlukları içerir, konfordan uzaktır, sportif bir faaliyettir. Kökeni 19. yüzyılda natüralist akımı benimseyenlerin doğayı keşfetmek ve öğrenmek için adımlar atmasıyla, gruplar ve kulüpler kurmasıyla başlamış bir yaşam biçimidir.


Trekking iki amaçla yapılır: Ruhsal bir arınma ve formda bir beden kazanmak için.


David le Breton “Yürümeye Övgü” adlı kitabında bu ruhsal arınmayı şöyle açıklar:


“Yürüyüş, insanı mutlu yaşam duyguları içinde yeniden oluşturur, insanı tam bir duygusallık isteyen derin düşünmenin etkin bir biçimine sokar. İnsan bazen yürüyüşten değişmiş olarak döner ve çağdaş yaşamlarımızda ağır basan ivediliğe boyun eğmekten çok zamanın keyfini çıkarmaya eğilimli hisseder.”


Tempolu ve devamlı bir saatlik doğa yürüyüşü ortalama 500 kalori yakılmasını sağlar. Kaslar güçlenir, salgılanan endorfin miktarı artar ve bünyedeki stres azalır. Fazla kilosu olanların bu dertlerinden kurtulması, bedenin beslenmesi için hayati önem taşıyan damarların açık kalabilmesi ve kalbin güçlenmesi de bu yürüyüşlerin getirilerindendir. Trekking sağlıklı herkes tarafından yapılabilir, özel bir yetenek istemez.


Kimseye Yetişmek Zorunda Değilsiniz!

Yürüyüşler sürelerine ve yapıldıkları yerlere göre çeşitli sınıflara ayrılıyor. Genelde orman patikalarında yapılan günübirlik doğa yürüyüşleri dayhiking olarak adlandırılırken gerektiğinde konaklamalı yapılan yayla yürüyüşlerinin ismi hiking. Dağcılık maksatlı sırt çantalı yürüyüşlerse backpacking olarak biliniyor. Dağlarda, geniş yayla ve ovalarda, kanyon ve dere yataklarında ve hatta çölde bile trekking yapılıyor ancak ormanlar doğa yürüyüşlerine en çok ev sahipliği yapan yerlerin başında geliyor.


Daha çok vadi tabanına yakın yerlerde yapılan orman yürüyüşlerinde dikkat edilmesi geren bir numaralı kural bitki örtüsüne dikkat etmek ve kaybolmamaktadır. Sık bitki örtüsü içine girmemek, öndeki yürüyüşçüyle mesafeyi iki metrenin üzerine çıkartmamak, patika veya izlere dikkat etmek kaybolmayı engellemeye yönelik önlemler arasında bulunuyor.

Sonbahar ve İlkbahar trekking için en uygun mevsimler olarak öne çıkar. Belki yağmurda ıslanmak bu dönemlerde sıklıkla olur ama hava sıcaklığının ve nemin derecesinin uygunluğu, bitki örtüsünün yeşilliği bahar yürüyüşlerini hem kolaylaştırıyor hem de güzelleştiriyor. Daha fazla efor sarf etmeye ve soğukla baş etmeye hazırsanız kar yürüyüşü yapabilirsiniz. Kalorisi yüksek karbonhidratlı yiyecekler bu yönde yardımcınız olacak.


Belki kentte, sokaklarda, parklarda yürürken özel bir stile ihtiyacınız yok ama iş engebeli, değişken doğa yollarına geldiğinde dikkat edilmesi gereken unsurlar var. Yürüyüşün belli bir temposunun olması önemli zira ani hızlanmalar ve yavaşlamalar vücudu yorar, erken yorulmaya sebep olur. Yürüyüşün başlarında yavaş hareket ederek aktiviteye uyum sağlamasına imkan tanımak da oldukça önemli. Bu sayede enerji kaybını azaltırsınız. Büyük çaba gerektiren bir adımdan sonra 10 saniye kadar dinlenmek, kendi temponuzda yürümek, kimseye yetişmeye çalışmamak, dik tırmanışlarda kaygan zeminlerde fazla beklemeden ikinci adımı atmak, denge korumayı kolaylaştıran ve yükün bir kısmını kaldıran batonları kullanmak da yürüyüşçünün yararına.


İdeal Tempo Saatte 5 Kilometre


Yürüyüş sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntıların başında beslenme geliyor. Sürekli efor sarf eden bedenin kısa süreli molalarda alınacak enerji veren ürünlerle beslenmesi gerekiyor. Uzun süreli ve kapsamlı bir yemek yenirse, en az yarım saatlik bir hazım süresi bırakılması da şart. Verilecek sık molalarda bedenin soğumamasına özen göstermek de önemli. Isı kaybı oksijen tüketimini artırır ve enerji kaybına denen olur. Bu yüzden sıcak gıda almak ve soğukla temas edilen bölgelerin örtülmesine dikkat etmek gerekir. Belki çok fazla bilinmez ama bedeni beslemeye dair önemli bir kuralda yürüyüş sırasında kesinlikle su içilmemesidir.


Hareket ettiği için tamamen ısınmış beden, içilen suyu hemen ter ile dışarı atar ve daha fazla susuzluk hissi verir. Su içmek yerine küçük bir dal veya birkaç çakıl taşını ağza almak tükürük salgısını artırmaya ve susuzluk duygusunu azaltmaya yarar.


Yerleşik bir dağcı kuralına göre tırmanırken bir şeyler yemeli, inerken su içilmelidir. Trekking yaparken ne kadar yol kat edildiğini bilmek için ortalama hızınızı tespit etmelisiniz. Eğer sırt çantası taşımıyorsanız düzgün bir arazide saatte beş kilometrelik bir tempo gayet normaldir. Çanta olduğu takdirde bu hız saatte üç buçuk kilometreye kadar düşer. Sert olmayan kumlu arazi ortalama hız saatte iki buçuk kilometre inerken, sık orman içinde iki kilometre normal kabul edilir. Dağlık arazide yokuş tırmanırken saatte bir buçuk kilometreden daha hızlı yürüyebileceğinizi hayal etmeyin.


David le Breton “Yürüyüş, adlar ve yön işaretleriyle coğrafya, meteoroloji, fizyolojidir” der yolculukların yeni insanlarla tanışma ve konuşma hissi uyandırdığını söyler.


“Paradoksal bir biçimde yolculuk dilleri çözer ve anında ilişki kurmayı kolaylaştırır. Tanınmamak ve birkaç saat içinde herkesin uzaklarda olacağını bilmek, konuşma isteği konusunda insanı cesaretlendirir” diyen Breton’un sözleri güzel bir doğa yürüyüşünün insanı sadece bedenen çalıştırıp ruhen dinlendirmediğini, yepyeni insanlara ve dünyalara açılmasını kolaylaştırdığını da ortaya koyuyor.


Tüm bu kazanımlar için doğayı adımlamaya başlamanız yeterli.